İYİ Parti lideri Dervişoğlu'ndan CHP'ye dayanışma ziyareti

Admin User 22 Mayıs 2026, 19:45 13 Okunma Gündem

(ANKARA) - İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Derivşoğlu, mutlak butlan kararının ardından CHP Genel Başkanı Özgür Özel'i CHP Genel Merkezi'nde ziyaret ederek dayanışma duygularını iletti. Dervişoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisiyle görüşme talebi olduğu takdirde görüşüp görüşmeyeceğine ilişkin soruya, "Ben gücünü milletten almayan hiç kimseyi siyasi muhatap kabul etmem" yanıtını verdi.

CHP'nin 38'inci Olağan Kurultayı'na ilişkin iptal kararı ardından İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, CHP Genel Merkezi'ni ziyaret etti. CHP Genel Başkanı Özgür Özel ile görüşen Dervişoğlu, dayanışma duygularını iletti. Dervişoğlu ve beraberindeki heyeti, genel merkez bahçesinde CHP Kurumsal İlişkiler ve Siyasi Partilerle İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan karşıladı. Dervişoğlu'nu genel merkez bahçesinde gören vatandaşlar, 'Bravo' diye bağırdı ve kendisini alkışlarla karşıladı.

Görüyme saat 17.30'da başladı ve yarım saat sürdü. Dervişoğlu'na eşlik eden İYİ Parti heyetinde; Genel Sekreter Osman Ertürk Özel, Genel Başkan Yardımcısı Şenol Sunat ve Grup Başkanvekili Turhan Çömez yer aldı. Özel'e eşlik eden CHP heyeti ise Genel Sekreter Selin Sayek Böke, Genel Başkan Yardımcısı Serkan Özcan ve Grup Başkanvekili Murat emir'den oluştu. Görüşme ardından iki lider ortak basın toplantısı düzenledi.

Dervişoğlu, şu ifadeleri kullandı:

"Bundan önceki ziyaretimi de Cumhuriyet Halk Partisi Genel Merkezi'ne mutlak butulan kararı çıkma ihtimali üzerine yapmıştım. O zaman böyle bir karar çıkarsa şayet nasıl davranacağımı da ifade etmiştim. Yapılan bütün bu uygulamaların sadece Cumhuriyet Halk Partisi'ne değil, demokrasiye ve bütün siyasi partilere yapılmış bir darbe girişimi olduğu kanaatini taşıyorum. Yüzyıllık bir siyasi partiye hem de böyle bir kararla vasi tayin etmek, bir anlamda kayyum atamak, neresinden bakarsanız bakınız bir garabettir."

Benden ne tür bir tavır bekleniyordu? Doğrusunu isterseniz bilmiyorum. Böyle bir haksız, hukuksuz uygulamanın olduğu yerde bütün bir ömrü demokrasiye adamış bir insandan kanaatim ve inancım odur ki başka bir tavır da beklenmemeliydi. Bu değerlendirme içerisinde ben öncelikle Sayın Genel Başkan'a böylesine kritik bir süreçte göstermiş olduğu ilgi, alaka ve bizden esirgemediği kadirşinaslık için teşekkür ediyorum. Her basın açıklamasının başında kendisi mevkidaşlık hukukunun yanında aramızda bir de abi kardeşlik hukuku olduğunu ifade ediyor. Ben Özgür Özel ile bu denli yakın olmaktan ötürü de iftihar ediyorum. Herkes öncelikle bunu bilsin. Bunun da altını çiziyorum. Aramızdaki kardeşlik hukuku sıradan bir hukuk değildir.

Türkiye ağır bir baskı altındadır. Demokrasimiz ağır bir tehdit altındadır. Dolayısıyla bu baskının ve tehditin aşılması noktasında da üzerimize yüklenmiş tarihi sorumluluğun icablarını yerine getireceğimizden herkes emin olmalıdır. Bugün sabah başkanlık divanımız ve milletvekillerimizle yaptığımız dört saatlik toplantının sonunda meseleye nasıl baktığımı kapsamlı bir biçimde açıkladım. Üstüne bir iki cümle daha sarf edeyim istiyorum. Sayın Genel Başkan'ın çok yoğun olduğunu da biliyorum. Başka programları olduğunu da biliyorum. Ayrıca bir kaleyi savunmak mecburiyetinde olduğunu da biliyorum. Programına sekte vurmamak için de konuşmamı kısa tutacağım.

Bu olup bitenler sıradan işler ve eylemler olarak algılanmasın. Türkiye'de her türlü rasi var. Otokrasi var. Jüristokrasi var. Bir tek demokrasisi yok. Jüristokrasi biliyorsunuz yargıçlar oligarşisidir. Dolayısıyla halkın iradesinin siyasi ve idari kararların yargı üzerinden geçersiz hale getirilmesinin önünü açabilecek adımların atılmasını elverişli kılan bir bakış açısıyla oluşur. Biz buna boyun eğmeyeceğiz. Öncelikle onun bilinmesini istiyorum. Geçen sefer geldiğimde de söyledim. Böyle bir karar söz konusu olursa benim safım demokrasinin yanında olacak, millet iradesinin yanında olacak, Atatürk'ün kurduğu cumhuriyetin yanında olacak."

"Hem şahsen hem partimizin değerli milletvekilleri ve yöneticileri hem de partimizin kurumsal kimliğiyle bu süreçte taraf olduğumu kamuoyuyla bir kere daha paylaşıyorum. Bana soruyorlar, böyle bir süreçte ki takdir edersiniz belirsizlik içerisinde sürdürülüyor bu süreç. Bir arkadaşımız bunu tanımladı. Benim de çok hoşuma gitti. Siste araba kullanıyor gibiyiz şu anda. 20 Metre önümüzü göremiyoruz. Ama herkes iyi bilsin ki bir metre bile önümüzü görememiş olsak haktan, hakikatten, demokrasiden ve milli iradeden ayrılmayacağız."

Kemal Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile görüşeceğine yönelik iddiaların sorulması üzeirne Dervişoğlu, şu yanıtı verdi:

"Bu açıklamayı Sayın Kılıçdaroğlu'nun parti sözcüsü yapmış ya da kendisinin sözcü tayin ettiği kişi yapmış. Eğer böylesine bir kritik süreçte ilk planlanmış ziyaret Sayın Cumhurbaşkanı ve Sayın Devlet Bahçeli'ye yapılacaksa o zaman şunu düşünmek lazım: Bu iktidar nasıl, neden ve kimler tarafından 25 yıldır iş başında tutuluyor? Bu sorunun cevabının hem medyadaki arkadaşlarımız hem de siyaset zeminindeki arkadaşlarımız tarafından doğru verilmesi lazım. Çok ilginç bir şey. Böyle bir süreçte böyle bir görüşme çok arzulanıyor olsa bile bunu kör göze parmak sokar gibi kamuoyunun gündemine taşımak için insanın kaybetmiş olduğu değerlere bir daha sahip çıkmayacağı sonucu da çıkar. Dolayısıyla bu uygulamaya bakarak bugün Recep Tayyip Erdoğan'ın çeyrek asırlık iktidarının kimlerden kaynaklı olduğunu da tespit etmiş oluruz."

Müsavat Dervişoğlu, Kemal Kılıçdaroğlu'nun kendisiyle görüşme talebi olduğu takdirde görüşüp görüşmeyeceğinin sorulması üzerine, "Ben gücünü milletten almayan hiç kimseyi siyasi muhatap kabul etmem" dedi.

Kaynak: ANKA
Etiketler: Turkiye
Kaynak: Kaynak Site

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap veya Üye Ol

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!