Başarır'dan Kılıçdaroğlu'na sert eleştiri: Kurultay derhal toplanmalı
(TBMM) - CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nu eleştirerek "Ben dünkü konuşmasıyla birinin, bugünkü konuşmanın hiçbir farkını görmedim. Yüzlerini bir maske yapsak, yer değiştirsek herhalde millet kim konuşuyor diye şaşırırdı. Milletin, halkın, ülkenin bu kadar sorunu varken bugünkü saray konuşmasına daha fazla çanak tutmayın. Kurultayı derhal toplayın. Temmuz ayının, ağustos ayının içerisinde bir tarihi verin millet de bizler de rahatlayalım" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, TBMM'de basın toplantısı düzenledi. Başarır, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın grup konuşmasındaki açıklamalarına ilişkin şöyle konuştu:
"Cumhurbaşkanı, 'Muhalefetin durumu da bizi ilgilendirmiyor' dedi. Ama 40 dakikalık konuşmasının 22 dakikasını muhalefete ayırdı. Kararla ilgili muhalefetle ilgili konuşmalar yaptı. ve üzüntü, kaygı verici bir cümle kullandı. 'CHP Genel Başkanlık makamını kimin işgal ettiği beni ilgilendirmiyor' dedi. İşgal kelimesini kınıyorum. Ne bu ülkeye, demokrasiye, hukuka ne de siyasi tarihimize hiç yakışmadı. Bu ülkenin çok temel sorunları var. Yoksulluk, enflasyon, faiz, emeklinin, işçinin maaşları, temmuz ayında onlara yapılacak zamlar var. 22 dakika muhalefeti konuşan Cumhurbaşkanı bunlarla ilgili bir dakikalık bir konuşma yapmadı, yapamadı. Çünkü söyleyecek hiçbir söz yok."
Sayın Cumhurbaşkanı sen mayıs ayında TÜİK'in bile açıkladığı 32.6 enflasyonu açıklayabilir misin? Yarın faiz kararı açıklanacak, faiz düşecek diyebilir misin? Bu ülkenin barınma, beslenme sorununu anlatabilir misin? Mehmet Şimşek'in saçmalıklarına cevap verebilir misin? Sen partinin grup toplantısında Meclis'ten Türkiye'ye sesleniyorsun, emekliyi, işçiyi, barınmayı, faizi, enflasyonu, çiftçiyi konuşmuyorsun, 'Muhalefetin durumu beni ilgilendirmiyor' diyorsun ama 22 dakikanı ona ayırıyorsun. Bu ülkenin temel sorunu yoksulluktur. Fakirleştirilmiş, açlık sınırının altında yaşayan milyonlardır, adaletsizliktir. 'Muhalefet beni ilgilendirmiyor' diyorsun muhalefeti şekillendirmeye çalışıyorsun. O yüzden 86 milyonlar CHP grubu olarak buradan sesleniyoruz: Sorun tam da bu. Sizin durumunuzu konuşmamak için bize fiili bir durum yarattılar. Seçilmiş genel başkanı bir mahkeme kararıyla, darbe kararıyla bir kenara itmek istiyorlar. Ama CHP grubu da milletle, insanlarla, üyelerimizle dimdik ayakta ve seçilmiş genel başkanımızın arkasında. Bizim derdimiz koltuk değil. Bizim derdimiz algılar değil. Bizim derdimiz millet ve milletin sorunları.
Ben evimden Meclis'e yürüyerek geliyorum. 3,5 km yaklaşık insanlarla konuşuyorum. Sayın Cumhurbaşkanı siz bırakın 3,5 km'yi 350 metre, 35 metre insanları dinleyebiliyor musunuz? Milletin gözünün içine bakabiliyor musunuz? Buralarda konuşmak kolay önemli olan sokakta milletle yüzleşebilmek. Bugün Cumhurbaşkanı bu ülkenin sorunlarıyla ilgili milletle yüzleşmemiş, yaratmış olduğu muhalefet, kaosla ilgili algılar yapmıştır. 31 Mart 2024 seçimlerinde ağır bir yenilgi aldı. İstanbul'u, Ankara'yı, Adana'yı, Aydın'ı, Uşak'ı, Kütahya'yı, Adıyaman'ı kaybetti. Bunu bizim için bir başarı olarak görmedi. Ama altı belde seçimleriyle ilgili bugün zafer konuşması yaptı. Sayın Cumhurbaşkanı, o şirin beldelerimize taşıdığın seçmen, seçmen sayısı bugün değerlendirirseniz ilçe olmayı haketti. Üç katına çıktı seçmen sayısı. ve bununla övünüyorsun. Eğer bir yerel seçim sonucunu değerlendireceksen son yapılan yerel seçimleri siz kaybettiniz, birinci parti CHP ve onun yönetimi. Ama bugün binlerce seçmeni taşıyıp tüm imkanlarını, bakanları yollayıp muhalefeti de bir darbe ile karıştırdıktan sonra sandık sonuçlarını bir zafer olarak algılıyorsun, algılattırıyorsun. Madem bu kadar seçimde ve sandıkta başarılısın, kendini güveniyorsun, getir sandığı bakalım. Altı beldeyle değil, 86 milyonla kendinizi tartın, kendini tart. Bunu yapamazsın.
Dün burada tarihi bir grup toplantısı oldu. Konuşması gereken, orada olması gereken lider Sayın Özgür Özel'di, konuşmasını yaptı. Buradan bir kez daha sesleniyoruz: Bu ülkenin adalete, demokrasiye, sandığa ihtiyacı var. Son seçimlerde bu partiyi birinci yapmış kadrolar, milleti arkasına almış kadrolar ve milletvekillerimiz, 111 milletvekilimiz buradayız. İçimizdeki bazı arkadaşlar daha fazla Türkiye'nin sorunlarını görmezden gelip kriz yaratmasınlar. Sandığı getirsinler.
Ben dünkü konuşmasıyla birinin, bugünkü konuşmanın hiçbir farkını görmedim. Yüzlerini bir maske yapsak, yer değiştirsek herhalde millet kim konuşuyor diye şaşırırdı. Ama bugün burada bir kişi daha konuşuyordu arkasına Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün amblemini, resmini, yönetimini almış Özgür Özel konuşuyordu. O yüzden milletin, halkın, ülkenin bu kadar sorunu varken bugünkü saray konuşmasına daha fazla çanak tutmayın. Kurultayı derhal toplayın. Bize bir süreçten değil, bir sonuçtan bahsedin. Temmuz ayının, ağustos ayının içerisinde bir tarihi verin millet de rahatlasın, bizler de rahatlayalım.
Ben Kemal Bey'e de arkadaşlarına da söylüyorum: Bir sokağa çıkın. Bir milletle yüzleşin. O gün yaptığınız, dün yaptığınız konuşmaları milletle yapın. Bakalım millet size ne diyecek? Daha fazla bizleri, ülkeyi, milleti, demokrasiyi utandırmayın. Bizler sizlerin adına utanmaktan yorulduk. Biz bu partinin, bu milletin bekçileriyiz 111 milletvekili arkadaşımız var CHP grubu, il başkanları, ilçe başkanları, örgütlerimizle. Sarayın bu oyununa alet olmayın. Olacağınız kadar oldunuz. Artık yeter. Çünkü aileleriniz, arkadaşlarınız, sizi okutan öğretmenler o arkadaşlardan millet utanıyor. Ne bizi ne partimizi ne ülkeyi utandırmaya hakkınız yok. Biz millet için buradayız. Bizim önümüzde durmayın. Milletin önünde durmayın. Daha fazla kendinizi kullandırmayın. Daha fazla küçük düşmeyin. Daha fazla milleti, demokrasiyi küçük düşürmeyin. 103 yıllık tarihimize daha fazla leke sürmeyin."
Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Başarır, "Sayın Kılıçdaroğlu'nu bazı basın yayın organlarını hedef alan ifadeleri vardı nasıl değerlendirirsiniz" ve "İBB davası soruşturmasında yargınan Fatoş Pınar Türker'in 'çıplak arama' iddialarına ilişkin neler söylemek istersiniz" sorularına şu yanıtı verdi:
"Üç yıldır bu kumpası yapan, bu iftiraları atan, bu yayınları yapan TGRT'ye teşekkür edip Halk TV'yi hedef göstermek bir utanmazlıktır ya da diğer basın organlarını. Sen partine, milletvekillerine, bizlere, tarihimize hakaret eden bir kanala teşekkür edeceksin, Halk TV'ye de iftira atacaksın. Bunu asla ve asla kabul edemeyiz. Bu demokrasi adına utanç verici bir durumdur ama maalesef ki geldiği noktayı gösteriyor. Birileri ona bunu söylettiriyor. Gerçekten yazık. Ben kendisi adına utandım. Diyor ya dün 'Ben sizi asla utandırmayacağım.' Farkındayım bundan daha fazla bizi utandıramazsın. En üst limittesin. Bari burada kal milletin kanallarına, halkın kanallarına, basına, gazeteciye bu lafları söyleme, onları hedef gösterme."
Benim Fatoş Pınar Türker'in söylediklerinden vicdanlı bir hukukçu olarak, bir baba olarak, bir insan olarak tüylerim diken diken oldu. Burada Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı derhal soruşturma yapmalı, o görüntüleri temin etmeli. Bir kadının ifadesi, birçok mağdur olan kadının ifadesini Yargıtay doğru saymıştır, delil aramamıştır. 'Hiçbir kadın kendi iffetini ortaya atmaz' demiştir. Burada da aynı şeyi görmüş bir kadının, bir annenin iffetiyle ilgili çok vahim iddialar var. Hala bir 'soruşturma' sözcüğü görmedik. Burada derhal soruşturma açılmalı ve failler, suçlular ortaya çıkarılmalıdır. Ceza yargılaması gözaltı kararı ile başlar, evde yapılan işlemler, emniyette yapılan işlemler ve cezaevinde yargılanmada, mahkemede yapılan işlemler bir bütündür. Maalesef ki burada soruşturmalar sakatlanmıştır. İnsanlar tehdit edilmektedir.
Başarır, Kılıçdaroğlu'nun paylaşımındaki ifadeler ve "Grup katılımcı listesini de görmüş olduk, ağırlı olarak Özgür Özel yoğunlukta ama Kılıçdaroğlu'nda da 18 milletvekili görüyoruz. Bu 18 milletvekiliyle de bir grup toplantısı yapılamayacağı gündemde siz nasıl yorumluyorsunuz" sorularını da şöyle yanıtladı:
"Maalesef ki 18 milletvekiliyle grup bile kurulamıyor. Yani meclisi bir grup kurabilmek için 20 milletvekili ihtiyacınız var. Koskoca CHP'nin genel merkezinde yapılan bir toplantıda sözde bir grup toplantısında geldiği hali görün. Mahkeme salonları ile ilgili şunu söyledi: 'Partiyi mahkeme salonlarına düşürenlerden hesap sormazsam namerdim' dedi. Partiyi mahkeme salonlarına düşüren, partiye iftira atan, kirli algıyı yapan herkes genel merkezde 15 gündür resim veriyor. Herhalde bu hakareti bana değil kendisine yapıyor Sayın Genel Başkan. Diyorsun ki 'Partiyi mahkeme salonlarına düşürenler...' Kim düşürdü? TGRT düşürdü, teşekkür ettiniz. Kim düşürdü sosyal medyada? Birkaç tane suç makinesi. Onların sözde MYK üyeleriyle görüntüleri ortaya çıktı. Biz düşürmedik. Koltuk hırsı yüzünden düşüren sensin. Eğer görüntüler diyorsun, pavyon görüntüleri diyorsun, para diyorsun, şerefli bir siyasetçi çıkartır, banka dekontunu koyar. Şerefli namuslu bir siyasetçi namert kelimesini kullanıyorsa pavyonda bir para alma görüntüsü varsa onu koyar. Ben bilemiyorum, benim öyle bir alışkanlığım yok. Ortada bir para alışverişi de pavyonda olmadığına göre ona pavyondan bu bilgiyi kim vermişse onunla konuşacak."
Bir süreçten bahsediyor. Biz bir sonuçtan bahsediyoruz. Delegelerimiz imzalarını verdi. Yarın da PM'ye toplanacak. PM de bu yönde karar alacaktır. O zaman ne yapacak merak ediyorum. Arkadaşlarımızın böyle yönde bir karar alacağına, almak isteyeceğine güveniyorum. Ben onların iradesi adına konuşamam. Orada 57 ya da 58 tane arkadaşımız var. Ben de o dönem PM üyesiydim. Grup Başkanvekilliğinden dolayı istifa ettim. Ben onların bu Türkiye için, partimiz için, 86 milyonun geleceği için en doğru kararı vereceğine inanıyorum. Parti büyüklerimizin var. Yıllarını bu partiye veren insanlar var. Onların ferasetine, onların parti geçmişine inanıyorum.
Başarır, AK Parti Kırıkkale Keskin Belediye Başkanı Ekmel Cönger'in tutuksuz yargılanmasına ilişkin soru üzerine de şunları söyledi:
"Ben bir ceza hukukçusu olarak bu arada tutuksuz yargılamayı savunan birisiyim. Deliller toplanmadığından tutukluk halinin devamına lafı cinnet geçirtir bende. Neden? Delilleri topla öyle tutukla kardeşim. Hasta mısın sen? Delilleri toplamadan niye tutukluyorsun? Ha orada rüşvetle yargılayacaksın, beş yıl iki ay ceza vereceksin bir gün gözaltına almayacaksın, burada suçsuz günahsız inanları tutuklayacaksın. Olacak şey değil. Yargı doğrudur, makama mevkiye, güce göre işlem yapmaz. Bugün yolsuzluktan bahsediyor Cumhurbaşkanı. Ruhsar Pekcan kendi şirketinden bakanlığa deterjan sattı. Tek bir fezleke geldi mi? Şimdi temizleyelim, arınalım diyenler de ihale yapsa bu temizliği Ruhsar Pekcan'dan alır. Çünkü ahlak ve görüş bu. O yüzden makam, güç, mevkiyi gözetmeksizin herkes yargılansın, tutuksuz yargılansın, deliller toplansın eğer o delillere göre hüküm kuruluyorsa ona göre insanlar hüküm giysin ve cezaevine girsin. Ama peşin tutuklama işte böyle bir durumu, Kırıkkale'ye özgürlük ama İstanbul Belediye Başkanımız, Cumhurbaşkanı adayımız cezaevinde. Bu olacak şey değil."