15 Temmuz Paneli: Medyanın Darbe Gecesindeki Rolü
İzmir Katip Çelebi Üniversitesince (İKÇÜ), 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla "15 Temmuz Gecesinde Medyanın Rolü" başlıklı panel düzenlendi.
Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, İKÇÜ Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse'nin moderatörlüğünde gerçekleştirilen panelde, Türk medyasının direnişteki stratejik önemi, tarihi canlı yayınların perde arkası ve hafızalara kazınan gazete manşetleri kronolojik ve sosyolojik bir perspektifle ele alındı.
Panelin açılış ve moderatörlük konuşmasını yapan Prof. Dr. Köse, Batı dünyasının İslam ülkelerine yönelik stratejilerini "içeriden yönetme" modeline kaydırdığını belirterek, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) bu amaca hizmet ettiğini belirtti.
Rektör Köse, Batı'nın, Doğu toplumlarını yönetmek ve sömürmek için sosyoloji, psikoloji, antropoloji gibi bilim dallarını kullandığını, farklılıklar üzerinden problem çıkarmak için kendilerini konumlandırdığını söyledi.
FETÖ'nün de bu yöntemleri kullandığını ancak başarılı olamadığını dile getiren Köse, "Çünkü ilahiyat fakültelerimiz, Diyanet teşkilatımız ve din eğitimi veren okullarımız sayesinde bu milletin zihnindeki dini bilgi sağlıklıydı. O zifiri karanlık gecede, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın hiçbir tehdide boyun eğmeyen liderlik vasfı, yüksek dirayeti ve milleti meydanlara çağıran cesur duruşu, tarihin akışını değiştirmiştir. Bu tarihi çağrıya anında yanıt veren aziz milletimizin sarsılmaz vatanseverliği, canından aziz bildiği istiklali uğruna tankların önüne gövdesini siper eden imanı, küresel senaryoları bir gecede yerle yeksan etmiştir." ifadelerini kullandı.
Panelde medyanın ve toplumsal reflekslerin sosyolojik boyutunu anlatan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu da geçmişteki darbeler ile 15 Temmuz arasındaki en büyük farkın iletişim teknolojileri ve medyanın duruşu olduğunu belirterek, "Türk medyası o gece vatan savunmasında muazzam bir sınav verdi. Koordinasyon ve mobilizasyon tamamen medya üzerinden başarıyla yürütüldü." dedi.
Panelde konuşan Anadolu Ajansı (AA) İzmir Bölge Müdürü Ahmet Caner Baysal ise o dönem Gaziantep Bölge Müdürü olarak görev yaptığını, tarihi bir sorumluluk üstlendiklerini, Türk medyasının kusursuz ve başarılı bir sınav verdiğini ifade etti.
Anadolu Ajansı ve yerel medyanın dezenformasyonla mücadelede "hakikati gösterme" misyonunu üstlendiğine dikkati çeken Baysal, "O gece adeta her bir vatandaşımız sahada bizim için birer muhabir gibi çalıştı. Sahadan gelen anlık görüntüleri abonelerimize servis ettik. Bizim o anki tek ve en büyük amacımız Türk milletinin bu hain darbeye karşı gösterdiği o asil duruşu ve sarsılmaz iradeyi dünyaya anında ilan edebilmekti." diye konuştu.