Uluslararası Af Örgütünden Tunus yönetimine ''Nahda lideri Gannuşi’yi serbest bırakın'' çağrısı
Uluslararası Af Örgütü, Tunus makamlarına, Nahda Hareketi lideri ve eski Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi'yi derhal serbest bırakma, hakkındaki mahkumiyetleri iptal etme ve siyasi olduğunu belirttiği yargılamalara son verme çağrısında bulundu.
Örgütün yayımladığı açıklamada, 84 yaşındaki Gannuşi'nin Nisan 2023'te tutuklanmasından bu yana "keyfi" şekilde gözaltında tutulduğu ve hakkında en az 12 ayrı ceza davası açıldığı hatırlatıldı.
Gannuşi hakkında verilen mahkumiyetlerin toplam 107 yıl hapis cezasına ulaştığı aktarılan açıklamada, Gannuşi'nin 1 Haziran 2026'da "gizli teşkilat" davası kapsamında müebbet hapis cezasına çarptırıldığı kaydedildi.
Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi hakkındaki son müebbet hapis kararının, 2011'deki devrimden bu yana Tunus'ta önde gelen bir siyasi lidere verilen ilk müebbet hapis cezası olduğunu vurguladı.
Örgütün Orta Doğu ve Kuzey Afrika Bölge Direktörü Hiba Murayif, Gannuşi hakkındaki son kararın, makamların ceza adalet sistemini muhalif siyasetçileri bastırmak amacıyla kullandığı yönündeki endişeleri artırdığını belirtti.
Murayif, Gannuşi'ye yönelik davaların "yetkililerin siyasi muhalefeti bastırmak için ne kadar ileri gidebildiğini" gösterdiğini savunarak, yargı sisteminin siyasi saiklerle hareket ettiği ve adil yargılanma güvencelerinin büyük ölçüde göz ardı edildiği değerlendirmesinde bulundu.
Gannuşi'nin durumunun Cumhurbaşkanı Kays Said döneminde Tunus'ta insan hakları koşullarındaki gerilemeyi ve yargı bağımsızlığının zayıflamasını ortaya koyduğunu belirten Murayif, Said'in hükümeti eleştirenleri ve siyasi muhalifleri kamuoyu önünde "hain" ve "terörist" olarak nitelendirdiğini aktardı.
Murayif, yargının da giderek yürütmenin siyasi çıkarlarına tabi hale geldiğini savundu.
"Adil yargılanma hakkı ihlal edildi"
Açıklamada, Gannuşi hakkındaki mahkumiyetlere yol açan yargılamalarda çok sayıda usul ihlali bulunduğu kaydedildi.
Buna göre Gannuşi'nin avukatına erişiminin engellendiği, bazı duruşmaların kendisine bildirim yapılmadan gıyabında gerçekleştirildiği, manipüle edildiği öne sürülen video kayıtlarının delil olarak kullanıldığı, kimliği gizli tanıklara başvurulduğu ve yeterli delile dayanmayan iddiaların mahkumiyetlerde esas alındığı aktarıldı.
Ayrıca savunma makamının kullanılan delillere etkili biçimde itiraz etmesine imkan verilmediğine dikkat çekildi.
Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi hakkındaki davaların ifade özgürlüğü kapsamında korunan açıklamalar nedeniyle yürütülen soruşturmaların yanı sıra 2016'da Tunus Kızılayına yapılan bir bağışla bağlantılı mali suçlamaları da kapsadığını kaydetti.
Örgüt, bu davaların Gannuşi'nin ifade ve örgütlenme özgürlükleri, adil yargılanma hakkı ve siyasi yaşama katılım hakkı bakımından ihlallere yol açtığını vurguladı.
BM'nin "keyfi gözaltı" değerlendirmesine atıf
Açıklamada, Birleşmiş Milletler (BM) Keyfi Gözaltı Çalışma Grubunun, Gannuşi'nin durumuna ilişkin 63/2025 sayılı görüşüne de atıfta bulunuldu.
Söz konusu görüşte, Gannuşi'nin tutukluluğunun yeterli hukuki dayanağa sahip olmaması, adil yargılanma güvencelerinin ihlal edilmesi ve siyasi görüşü nedeniyle ayrımcılığa maruz kalması gerekçeleriyle uluslararası hukuk açısından "keyfi" olduğu sonucuna varıldığı aktarıldı.
Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi'nin tutukluluğunun aynı zamanda Tunus'ta yargı bağımsızlığının gerilediğine ilişkin endişelerin bir parçası olduğunu belirtti.
Sağlık durumuna ilişkin ciddi endişe
Açıklamada, Gannuşi'nin sağlık durumunun uzun süreli tutukluluk nedeniyle ciddi şekilde kötüleştiği belirtildi.
Gannuşi'nin parkinson hastalığı, uyku apnesi ve bacağında şiddetli ağrı bulunduğu bilgisi verilen açıklamada, özellikle havalandırması yetersiz hücrelerde, sıcaklıkların 50 dereceyi aştığı dönemlerde tutulmasının sağlık sorunlarını ağırlaştırdığı ifade edildi.
Nahda lideri Gannuşi'nin 17 Temmuz'da avukatlarıyla yaptığı görüşme sırasında iki kez bilincini kaybettiği ve Temmuz-Ağustos 2026 döneminde 5 kez hastaneye kaldırıldığı bildirildi.
Örgüt ayrıca Gannuşi'nin hastanede bulunduğu dönemlerde ailesi ve avukatlarının kendisini ziyaret etmesinin yetkililer tarafından engellendiğini kaydetti.
Uluslararası Af Örgütü, Gannuşi'nin derhal serbest bırakılması ve kendisine yeterli sağlık hizmeti ile uygun tıbbi bakım sağlanması çağrısında bulundu.
Örgüt ayrıca Tunus makamlarından, muhalif siyasi isimleri hedef almak için yargının kullanılmasına son verilmesini ve ülkenin uluslararası insan hakları yükümlülüklerine uymasını istedi.