Şara: Suudi Arabistan ve Türkiye yaptırımların kaldırılması için arabuluculuk yaptı

Admin User 27 Temmuz 2026, 01:00 4 Okunma Gündem

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, Suudi Arabistan ile Türkiye'nin geçen yıl Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması konusunda arabuluculuk girişiminde bulunduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da ABD nezdinde bu konuda devreye girdiğini söyledi.

Suriye Cumhurbaşkanı Şara, Katar merkezli Al Jazeera televizyonuna verdiği röportajda, ABD yaptırımlarının kaldırılması süreci, Rusya ile ilişkiler, Lübnan ve Irak politikası, Körfez ülkeleriyle işbirliği, İsrail ile güvenlik görüşmeleri, yatırımlar ve terör örgütü YPG dosyasına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması sürecinde önemli rol oynadığını belirten Şara, Suudi Arabistan ve Türkiye'nin de bu konuda arabuluculuk yaptığını söyledi.

Suriye'ye uygulanan yaptırımların büyük bölümünün devrik Beşşar Esed rejiminin işlediği suçlar nedeniyle getirildiğini ifade eden Şara, "Eski rejimden kurtulan Suriye halkının aynı yaptırımlara maruz kalmaya devam etmesi makul değildi." dedi.

Şara, Sezar Yasası'nın yanı sıra Suriye'nin 1979'dan beri yer aldığı "teröre destek veren devletler" listesinin kaldırılmasının da kritik öneme sahip olduğunu vurgulayarak, Trump yönetiminin bu yönde adımlar attığını kaydetti.

Suriye'nin söz konusu listeden çıkarılması sürecinin ABD Dışişleri Bakanlığı ve Kongre nezdinde devam ettiğine dikkati çeken Şara, itiraz süresinin tamamlanmasının ardından kararın yürürlüğe gireceğini belirtti.

???????Şara, Suudi Arabistan'ın geçen yıl Suriye'ye yönelik yaptırımların kaldırılması konusunda arabuluculuk girişiminde bulunduğunu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da ABD nezdinde bu konuda devreye girdiğini ifade etti.

"Rusya ile yeni sayfa açıyoruz"

Rusya ile temasların Esed rejiminin devrilmesinden aylar önce başladığını dile getiren Şara, iki ülke arasındaki ilişkilerin yeni dönemde karşılıklı çıkarlara dayalı şekilde yeniden şekillendiğini söyledi.

Şara, Rus askeri üsleri konusunda görüşmeler yürüttükleri bilgisini paylaşarak, çok sayıdaki Rus üssünün tek bir üs etrafında toplanması konusunda mutabakata varıldığını, Hımeymim Hava Üssü ile Tartus'taki bazı tesislerin geleceğine ilişkin müzakerelerin sürdüğünü aktardı.

"Rusya ile yeni sayfa açıyoruz." diyen Şara, Rusya'nın ilişkisinin yalnızca eski rejimle değil Suriye devletiyle olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasında Sovyetler Birliği dönemine uzanan tarihi bağlar bulunduğunu ifade etti.

"Lübnan'ın istikrarı Suriye'nin de çıkarınadır"

Lübnan'ın güvenliği ve istikrarının Suriye'yi doğrudan etkilediğini belirten Şara, iki ülke arasında stratejik çıkar ilişkisi bulunduğunu söyledi.

Şara, Lübnan'ın uzun yıllardır İsrail tehdidi ile iç savaş riski arasında kaldığına işaret ederek, Lübnan hükümeti ile ülkenin istikrarına katkı sağlayacak çözüm yolları aradıklarını vurguladı.

Devlet dışında silahlı yapıların varlığının bölgede ciddi sorunlar doğurduğunu savunan Şara, savaş ve barış kararının yalnızca devletlerin elinde olması gerektiğini ifade etti.

Hizbullah'ın son yıllarda Suriye'deki savaşta rol oynadığını ve halen silahlı yapısını koruduğunu öne süren Şara, Lübnan'da çözümün devlet kurumlarının güçlendirilmesinden geçtiğini söyledi.

Şara, Suriye'nin Lübnan'a askeri müdahale düşünmediğini ancak Lübnan devletinin yükümlülüklerini yerine getirmesine yardımcı olacak imkanlar sunabileceğini belirtti. Şara, "Lübnan'ın istikrarı Suriye'nin de çıkarınadır." dedi.

"İsrail ile ilişkilerde aşamalı ilerleme mümkün"

Lübnan ile İsrail arasındaki müzakerelerle Suriye'nin İsrail ile yürüttüğü güvenlik görüşmelerinin farklı süreçler olduğunu ifade eden Şara, bölgede kalıcı güvenlik düzenlemelerinin oluşturulmasının önemine dikkati çekti.

Şara, İsrail'in bölgedeki politikalarının yakından takip edildiğini belirterek, çok taraflı güvenlik anlaşmaları yoluyla daha dengeli bir ortam oluşturmayı hedeflediklerini söyledi.

Güvenlik anlaşmalarının başarılı olması halinde gelecekte daha kapsamlı bir barış sürecinin gündeme gelebileceğini ancak bunun Suriye'nin işgal altındaki Golan Tepeleri üzerindeki haklarından vazgeçmesi anlamına gelmeyeceğini vurgulayan Şara, "İsrail ile ilişkilerde aşamalı ilerleme mümkün." ifadesini kullandı.

"Bölgesel savaş ihtimali göz ardı edilemez"

İran ile İsrail arasında yaşanan gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulunan Şara, çatışmanın yönetiliş biçiminin bölgesel savaşa dönüşme riskini artırabileceğini söyledi.

Suriye'nin Arap Birliği çerçevesindeki ortak kararların bir parçası olacağını ifade eden Şara, bölgesel istikrarın korunmasının öncelikleri arasında yer aldığının altını çizdi.

"Irak ile ilişkiler gelişiyor"

Irak ile ilişkilerin olumlu yönde ilerlediğine işaret eden Şara, Şam'ın resmi devlet kurumlarıyla ilişki kurmayı esas aldığını söyledi.

Şara, Irak ile Suriye arasında güçlü tarihi, toplumsal ve ekonomik bağlar bulunduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki ortak çıkarların sağlıklı temeller üzerinde geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.

"Irak ile ilişkiler gelişiyor." diyen Şara, geçmişte bazı çevrelerin Suriye'deki gelişmeleri mezhepsel çatışma olarak göstermeye çalıştığını ancak bunun gerçekçi bir değerlendirme olmadığını dile getirdi.

Körfez ülkeleriyle yatırım ve işbirliği

Körfez ülkeleriyle ilişkilerin çok iyi seviyede olduğunu belirten Şara, Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve diğer Körfez ülkelerinin Suriye'nin yeniden inşasına ilgi gösterdiğini söyledi.

Enerji, havalimanları, gayrimenkul ve turizm sektörlerinde yatırımların başladığını aktaran Şara, Şam, Halep, Lazkiye ve Tartus'ta büyük projelerin planlandığını ifade etti.

Irak petrolünün Kerkük-Baniyas hattı üzerinden taşınmasına yönelik projelerin de gündemde olduğunu dile getiren Şara, enerji alanında bölgesel entegrasyonun önemine işaret etti.

"Kürtlerle SDG farklı konular"

Suriye'deki Kürt toplumunun ülkenin asli unsurlarından biri olduğunu belirten Şara, eski rejim döneminde vatandaşlık haklarından mahrum bırakılan Kürtlerin haklarının iade edildiğini söyledi.

Şara, kültürel hakların tanındığını ve Nevruz'un resmi bayram ilan edildiğini anımsatarak, "Kürtlerle SDG farklı konular." ifadesini kullandı.

Terör örgütü YPG ile yapılan anlaşmaların uygulanmasında zaman zaman sorunlar yaşandığını belirten Şara, son dönemde varılan mutabakatın daha güçlü bir zemine sahip olduğunu ve uygulama sürecinin devam ettiğini anlattı.

Şara, "Suriyelileri yeni çatışmalara sürükleyecek her seçenekten kaçınmak gerekir. Çatışmayı önleyen her çözüm değerlidir." ifadelerini kullandı.

Demokratikleşme sürecinde halkın yönetime katılımını artırmayı hedeflediklerinin altını çizen Şara, Suriye'nin kendi koşullarına uygun siyasi modeli oluşturacağını söyledi.

Halkın yöneticilerini ve kendilerini yönetecek yasaları belirleme sürecinde söz sahibi olması gerektiğini belirten Şara, bu doğrultuda adımlar attıklarını kaydetti.

Şara, "İnsanların yöneticilerini seçme ve ülkenin yönetiminde uygulanacak yasalara ilişkin görüş bildirme hakkına sahip olması için çalışıyoruz. Halk Meclisinin ilk oturumlarının başlaması da bu yönde atılmış önemli bir adımdır." dedi.

Siyasi sistemin şekillendirilmesinin yalnızca cumhurbaşkanının vereceği bir karar olmadığını dile getiren Şara, bu süreçte Halk Meclisi üyeleri ile toplumun farklı kesimlerinin de görüş ve katkılarının önemli olduğunu sözlerine ekledi.

Kaynak: AA
Etiketler: Turkiye
Kaynak: Kaynak Site

Yorumlar (0)

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.

Giriş Yap veya Üye Ol

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!