İsrail, işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da temmuz ayında 630 Filistinliyi gözaltına aldı
Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail ordusunun işgal altındaki Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da temmuz ayında 630 Filistinliyi gözaltına aldığını belirtti.
Cemiyetten yapılan yazılı açıklamaya göre İsrail ordusu, Gazze Şeridi'ne saldırıların başladığı Ekim 2023'ten bu yana Batı Şeria'da giderek artan sistematik gözaltılara devam ediyor.
İsrail askerleri, Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da geçen ay aralarında çocuk, kadın ve serbest bırakılan esirlerin olduğu 630 Filistinliyi gözaltına aldı.
Son sayılarla birlikte Ekim 2023'ten bu yana Doğu Kudüs dahil Batı Şeria'da gözaltı vakalarının sayısı 25 bini aştı.
Gözaltıların yanı sıra İsrail askerleri, evlere geç ya da çok erken saatler baskın düzenliyor, mülkleri tahrip ediyor, Filistinlileri saha sorgusuna tabi tutuyor.
İsrail askerleri gözaltına alınanların yakınlarını darp ve tehdit ediyor; aile bireylerini alıkoyuyor, para ve eşyalarını çalışıyor.
Açıklamaya göre tüm bunların yanı sıra sahada infazlar gerçekleştiriliyor.
Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Nablus'un Tel beldesine saldırıları
Nablus'un Tel beldesi, temmuz ayında İsrail saldırı ve ihlallerinin en yoğun yaşandığı bölgelerden biri oldu.
İsrail askerleri, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerle eş zamanlı beldede geniş çaplı baskın ve gözaltının yanı sıra bölge sakinlerini açık alanda sorguya maruz bıraktı.
Tel beldesinde, Filistinlilere saldıran İsrailliler, evleri ve mülkleri tahrip etti.
Özellikle yasa dışı yerleşim birimleri ve kaçak yerleşimlerin hedefindeki Filistin köy ve beldelerinde, İsrail askerlerinin koruması altında gerçekleştirilen saldırılarda çok sayıda Filistinli gözaltına alındı.
Filistinliler aleyhindeki sistematik ihlaller devam ediyor
Filistin Esirler Cemiyeti, İsrail cezaevi idaresinin esirler aleyhinde işlediği işkence, aç bırakma, tedaviden mahrum etme ve hücre hapsi gibi sistematik ihlallerini artırdığına dikkati çekti.
Ayrıca, ağır tutukluluk koşulları nedeniyle hastalık ve salgınların yayılmaya devam ettiği; tutukluların en temel haklarından yoksun bırakılmasının ise hayatlarını her gün tehdit eden riskleri daha da artırdığı vurgulandı.