GETEM, binlerce eserlik arşiviyle görme engellilere kesintisiz erişim sunuyor
Boğaziçi Üniversitesi Görme Engelliler Teknoloji ve Eğitim Laboratuvarı (GETEM), gönüllüler tarafından seslendirilen geniş arşiviyle görme engelli bireylerin bilgiye erişmeleri noktasında hizmetlerini sürdürüyor.
GETEM, 2006 yılında kurulan ve bu yıl 20. yaşını kutlayan merkez olarak, 10 bini aşkın üyesiyle dünyanın en zengin sesli kitap arşivlerinden birini barındırıyor.
GETEM Müdürü Prof. Dr. Macid Ayhan Melekoğlu, AA muhabirine, GETEM'in Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde yer alan bir laboratuvar olarak, mürekkep baskılı kitapları seslendirerek görme engelli bireylerin ve okuma güçlüğü çeken diğer grupların bilgiye erişimini sağladığını söyledi.
"Erişilebilir 58 bin eserimiz, 10 bine yakın üyemiz var"
Erişilebilir bir kütüphane yaklaşımına uygun şekilde içerik üretildiğini belirten Melekoğlu, "Şu anda erişilebilir 58 bin eserimiz, 10 bine yakın üyemiz var. Üye olduğunuzda tüm içeriklere ücretsiz olarak erişmeniz mümkün oluyor. Bizim aslında hem bireysel hem de kurumsal gönüllülerimiz var. Özellikle gönüllü okuyucularla seminerlerimiz oluyor. Kendi online web sitemizde de 'Gönüllü okuyuculuk nasıl olabilir, nasıl olabilirim, ne yapmam gerekiyor?' gibi detaylı içerikler mevcut." dedi.
Melekoğlu, gönüllülüğün sadece GETEM stüdyolarında olmadığını, gönüllülerin kendi evlerinde veya uygun gördükleri ortamlarda okuma faaliyetlerini gerçekleştirebileceğini anlattı.
GETEM'in üniversitedeki engelli öğrenci birimi süreçlerinin de koordinasyonunu üstlendiğini aktaran Melekoğlu, her zaman gönüllüleri beklediklerini ifade etti.
"Görme engelli üye sayımızda daha yüksek rakamlar için uğraşıyoruz"
GETEM E-Kütüphanecilik ve Kataloglama Sorumlusu Levent Açlan da gönüllü okuyucuların deneme kayıtlarının değerlendirilip, kitap seçimleri yapılmasıyla sürecin başladığını anlatarak, "Gönüllümüzün üç ay içerisinde bir eseri tamamlayıp bize teslim etmesini bekliyoruz. Bazen bir kitap ince olduğu için bir ayda da bitebilir, bazen kalınsa ek süre talep edebilir. Kitap elimize ulaştıktan sonra ilk olarak kitabın genel kontrolü yapılır. Deneme kaydındaki mekanla okunan kitabın elimize ulaştığı versiyondaki mekanın uyumlu olup olmamasına da bakıyoruz. En son eserin sonunun bugünün tarihiyle tamamlanıp tamamlanmadığını kontrol ettikten sonra artık kitap web sayfamıza giriliyor." diye konuştu.
Açlan, GETEM'in 7/24 ücretsiz hizmet veren bir kütüphane olduğunu aktararak, şöyle devam etti:
"Umuyorum ki bu yıl sonuna kadar daha fazla görme engelliye ulaşıp hizmet vermek istiyoruz. 'www.getem.boun.edu.tr' adresli web sitemizde bireysel üyelik formumuz yer almaktadır. Bu formu doldurduktan sonra kişinin görme engelli olduğunu gösteren yüzde 40 ve üzeri raporun veya engelli kartının bir fotoğrafını bize WhatsApp hattımızdan ulaştırdıkları takdirde kontrol ederek, gün içerisinde üyeliklerini aktif ediyoruz. Bu şekilde hizmetten hemen faydalanabiliyorlar."
GETEM'in her yaş ve ilgi grubuna hitap eden geniş bir kitap arşivine sahip olduğunu bildiren Açlan, görme engelli kullanıcıların web sayfası üzerinden kitap talep edebileceğini, eser adı, yazarı, çevirmeni ve hatta tercih edilen gönüllü okuyucuyu söyleyebilecekleri bilgisini verdi.
Açlan, tüm görme engelli kitapseverleri ve kitap okumayı seven gönüllüleri beklediklerini dile getirerek, "Burası aslında kitapların oluşturduğu bir köprü ve biz de bu köprüde naçizane elimizden geldiği kadar bu iletişimi sürdürmeye çalışıyoruz. Görme engelli üye sayımızda daha yüksek rakamlar için uğraşıyoruz. Türkiye'de ortalama 400 bin görme engelli olduğu tahmin ediliyor. Kitap okumayı seven milyonların olduğu bir ülkede biz üyelerimizi kitap ortak paydasıyla buluşturmayı ve bu hizmeti de sunarken herkesi memnun etmeyi istiyoruz." ifadelerini kullandı.
"GETEM, bir teknoloji laboratuvarı"
GETEM'de görev alan psikolojik danışman Şeyma Sevim ise kendi görme kaybı deneyiminden sonra GETEM'in bağımsız yaşam ve bilgiye erişim konusunda kendisi için dönüştürücü bir rol oynadığını ve burayı yuva olarak tanımladığını söyledi.
Sevim, GETEM'de faaliyetlerin iki ana eksen üzerinde yürütüldüğü bilgisini paylaşarak, şunları kaydetti:
"Bunların bir tanesi çokça üzerinde durduğumuz dijital kütüphane içeriğimizin oluşması ve bunun üzerinden üyelerimizin bilgiye, kültüre erişimini sağlayabiliyor olmamız. İkinci aşama ise erişilebilirlik çalışmaları. Bu gerek üniversite içerisinde olsun gerekse bizimle yardımlaşmak, işbirliği yapmak isteyen kurumlar aracılığıyla erişilebilirlik çalışmaları yürütüyoruz. Bunlar fiziksel erişilebilirlik, dijital erişilebilirlik olabilir. GETEM aslında bu manada da bir otorite sunuyor ve insanların ilk aklına gelen kurumlardan birisi. Bunun dışında okulumuzun öğrencisi olmadığı halde herhangi bir şekilde bizlerden destek isteyen öğrenciler, öğretmenler ya da herhangi bir kurumla da ilgili GETEM çalışmalar yapıyor."
Mevcut 60 bine yakın eser sayısını artırarak dijital kütüphaneyi büyütmek istediklerini ifade eden Sevim, yapay zeka ve diğer yeni teknolojileri entegre ederek, kullanıcıların bir kitaptaki belirli bir sayfaya tek tıkla ulaşabileceği tam anlamıyla erişilebilir kütüphanecilik modelini geliştirmek istediklerini aktardı.
Sevim, sesli betimlemeli film gösterimleri gibi etkinlikleri düzenlediklerini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:
"Eş erişimli film gösterimleriyle görme engellilerin, gören kişiler ve işitme engellilerle birlikte filmler izleyebildiği seanslar yapıyoruz. Bunun dışında yerel, ulusal ve uluslararası projeler var. GETEM, bir teknoloji laboratuvarı. Teknoloji gelişiyor, ilerliyor. GETEM'in de aynı hızla, aynı vizyon ve misyonla bu ilerleyişe katkı sağlaması, onunla birlikte büyümesi, gelişmesi bizim için çok kıymetli. Herkesle aynı anda, aynı kitabı okuyana, aynı filmi izleyene, aynı materyale erişinceye kadar çalışmaya devam etmek niyetinde ve hayalindeyiz."